Özür Dilemek

Daha önceki yazımda duvarlardan bahsedeceğimi söylemiştim fakat daha kıymetli bir konu bulduğumu düşünüp “Özür Dilemek” adlı yazımı yazmak istedim keyifli bir yazı olur umarım.

Klasik bir Ertuğrul yazısının başlangıcını yapalım o zaman “özür nedir?” , “neden dilenir?” . Özür kelimesinin sözlükteki tam karşılığı şöyle , bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Benim zihnimdeki karşılığı ise , basit mazeretlerin üzerinde bir insanın kalbinin sadece ve sadece gerçekten kırıldığı zaman kullanılması gereken altın bir asa. Özür dilemenin günümüzde ayaklar altında olduğuna bakmayın , özür dilemek bir insanın kendini affettirebilmesi için son kalan umududur .

Özür dilemenin günümüzde basit bir hal aldığını söylemiştim . Basit hal almasının sebebi ise özür insanların en ufak hatasında arkasına sığındığı heybetli ağabeyi gibi kullanılmasındandır ,hatta bu sebeple kullanan kişilerin özrünü kabul etmezseniz peşinden şu cümleyi duyarsınız “Özür diledim ya daha ne yapayım?!?!” basit sebebin basit insanları oldukları için.Kırdığınız insan için çaba sarfetmeden özür dilemek tam olarak şu hissiyatı yaratıyor bende , “Ya, seni kırdımda seninle uğraşacak hiç vaktim de yok al sen şu özrü beni daha kıvrandırma (ki hiç kıvranmamışken) konu kapansın gitsin.”Hanginiz böyle bir özürden hoşlanır ki ?

Tekrardan özür kelimesinin sözlük karşılığından yola çıkarak yazının bu parçasına devam edeceğim. Sözlükte şöyle yazıyor “…hoş görülmesini gerektiren sebep…”. İşte tam da bu yüzden özür kelimesini iyi anlamak gerekiyor kuru özürlere aldanmamak gerekiyor sırf bir insanı sevdiğiniz , ona ondan daha fazla değer verdiğiniz için, neden yaptığını , bu hatasını nasıl düzelteceğini bilmeniz gerekiyor . Bu dediklerim olmazsa ne mi olur? Kuru bir özre kanan bir insan olarak sizin hayatınızda çok bir şey değişeceğini sanmıyorum. Aynı kişi sizi tekrar tekrar üzer ve peşinden tekrar tekrar kuru özürlerini sıralar . Basit bir insana ederinden fazla saygı duyan , değer veren ve seven biri olduğunuz için ilişkiniz sürdüğü sürece kendinizi ” en azından özür diledi” şeklinde teselli ederek ardı arkası kesilmeyen hataların kuru özürlerinin arasında yaşamaya devam edersiniz.

Diyeceksiniz ki “-O kadar konuştun söyle bakalım ne zaman dileyeceğiz biz bu özrü?” Cevap o kadar basit ki , bir insana kendinizi affettirmek için özür dilemekten fazlasını yaptığınızda, mesela, annenizden özür dilerken özrün yanında ona en sevdiği çikolatayı vermek gibi . Ona bu hatayı nasıl bir düşünce yapısında olduğunuz anda yaptığınızı anlatarak , tekrarlanmayacağının sözünü vererek ve en önemlisi özür dilerken bile onun yüzündeki gülümsemeye sebep olanın siz olduğunu ona hissettirerek yaparsanız bu iş olur. “-Amma uğraştırıcı bir işmiş bu özür de haaa.”Öyle tabi kırarken hiç uğraşmadığın bir kalbin tamiri , 2 kelimeyle mi çözülecekti? İnsan kazanmanın ne kadar zor olduğunu hepiniz bilirsiniz , kaybetmenin ise saniyeler içinde gerçekleştiğini .

Bir insana verdiğiniz değerle , ilgiyle , sevgiyle onu mutlu ettiğinizde en az onun kadar mutlu olabiliyorsanız sizin zaten bu yazıyı okumanıza gerek yok siz en güzel özür nasıl dilenir çok iyi bilirsiniz , ben size bu konuda çok şey katamam .

Kalbinizi , düşüncelerinizi , zihninizi , iyi tutun bataklığın en dibindeyken bile ışığı görme umudunuzu hiç kaybetmeyin . Unutmayın , Dünya’yı iyilik kurtaracak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: